<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İskenderiye Kütüphanesi &#187; Tiyatro</title>
	<atom:link href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/category/tiyatro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com</link>
	<description>Özgür Kütüphane</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 08:48:33 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>François Georgeon, Osmanlı-Türk Modernleşmesi 1900-1930</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2010/07/francois-georgeon-osmanli-turk-modernlesmesi-1900-1930/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2010/07/francois-georgeon-osmanli-turk-modernlesmesi-1900-1930/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jul 2010 11:04:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[François Georgeon]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı-Türk Modernleşmesi 1900-1930]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1884</guid>
		<description><![CDATA[e-kitap
Türk ulusçuluğunu kavrayış biçimimizdeki değişimleri görmek için, bu konuya ayrılmış bin sayfalık Modern Türkiye&#8217;de Siyasi Düşünce^ adlı büyük bir kolektif cildin sayfalannı kanştırmak yeterlidir. Hiçbir şekilde çizgisel olmayan, aksine dolambaçlı, karmaşık ve sancılı bir yol çıkar karşımıza; savaşlann rolü, Ermeni tehciri, nüfus mübadeleleri, azınlıklann kaderi gibi acı dolu sayfalar yeniden açılır. Türk milliyetçilik tarihinin özgünlüğü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>e-kitap</p>
<p>Türk ulusçuluğunu kavrayış biçimimizdeki değişimleri görmek için, bu konuya ayrılmış bin sayfalık Modern Türkiye&#8217;de<img class="alignright size-thumbnail wp-image-1885" title="06013003" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2010/07/06013003-150x150.jpg" alt="06013003" width="150" height="150" /> Siyasi Düşünce^ adlı büyük bir kolektif cildin sayfalannı kanştırmak yeterlidir. Hiçbir şekilde çizgisel olmayan, aksine dolambaçlı, karmaşık ve sancılı bir yol çıkar karşımıza; savaşlann rolü, Ermeni tehciri, nüfus mübadeleleri, azınlıklann kaderi gibi acı dolu sayfalar yeniden açılır. Türk milliyetçilik tarihinin özgünlüğü, diğerlerine göre daha yeni bir anlayışta, gözlerimizin önünde birkaç biçimde boy gösterir. Eski atalann araştınlması, tarihsel ve dilbilimsel tezlerin üretilmesi, folklorun kullanımı Anne-Marie Thiesse&#8217;in ifadesine yeniden dönecek olursak, Avrupa ulusçuluğu söz konusu olduğunda uzun bir sürece yayılan bu &#8220;özel liste&#8221;, burada yalnızca birkaç yıl içinde toplandı. Her ulusun tarihe gömülmüş mitleri vardır. Türkiye&#8217;nin durumunda ise -örneğin, Hititleri Türklerin atası sayan 1930&#8242;ların tarih tezini düşünelim- büyülenmiş bir<span id="more-1884"></span> şekilde sanki bir kimya laboratuvarındaymışçasına  kökenlerin yeni bir çözümünün -yeni bir açıklamasının- hazırlanmasına ve gün ışığına çıkmasına tanık oluyoruz.</p>
<p><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/Osmanli-TurkModernlesmesi.zip">e-kitap download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 117, bugün ise 2 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/t-zafer-tunaya-ikinci-mesrutiyetin-siyasi-hayatina-bakislar/" title="T. Zafer Tunaya, İkinci Meşrutiyetin Siyasi Hayatına Bakışlar (Temmuz 22, 2009)">T. Zafer Tunaya, İkinci Meşrutiyetin Siyasi Hayatına Bakışlar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/06/sina-aksin-100-soruda-jon-turkler-ve-ittihat-ve-terakki/" title="Sina Akşin, 100 Soruda Jön Türkler ve  İttihat ve Terakki (Haziran 8, 2009)">Sina Akşin, 100 Soruda Jön Türkler ve  İttihat ve Terakki</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/10/sait-cetinoglu-dara-cibran-pontus-sorunu/" title="Sait Çetinoğlu-Dara Cibran, Pontus Sorunu (Ekim 28, 2009)">Sait Çetinoğlu-Dara Cibran, Pontus Sorunu</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/08/sait-cetinoglu-yuzellilikler/" title="Sait Çetinoğlu, Yüzellilikler (Ağustos 1, 2009)">Sait Çetinoğlu, Yüzellilikler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2010/06/p-demont-f-georgeon-bir-imparatorlugun-olumu/" title="P. Demont-F Georgeon, Bir İmparatorluğun Ölümü (Haziran 30, 2010)">P. Demont-F Georgeon, Bir İmparatorluğun Ölümü</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2010/07/francois-georgeon-osmanli-turk-modernlesmesi-1900-1930/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgesu Erenus, Samur Kürk, Uzayan Yolculuk</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/10/bilgesu-erenus-samur-kurk-uzayan-yolculuk/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/10/bilgesu-erenus-samur-kurk-uzayan-yolculuk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 10:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgesu Erenus]]></category>
		<category><![CDATA[Samur Kürk]]></category>
		<category><![CDATA[Uzayan Yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1450</guid>
		<description><![CDATA[
e-kitap
UZAYAN YOLCULUK
Hayatı seviyorlardı, yaşatmak için öldüler! 116 insan, 116 can&#8230; &#8221;Hapishanelerde 116 insan öldü duydunuz mu?&#8221; denildi. Duymazdan gelindi. Ama duyan duydu, gören gördü, bilen bildi; çocuklarımızın daha iyi yaşaması için, halklarımızın ve ülkemizin özgür ve mutlu geleceği için ölümü gülerek kucaklayan 116 halk kahramanını. &#8216;Kahramanlar ölmez, halk yenilmez&#8221; şiarını haykıran büyük aileyi ve onu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/10/bilgesu-erenus-samur-kurk-uzayan-yolculuk"><img class="alignright size-full wp-image-1451" title="hgufdyuu" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/10/hgufdyuu.jpg" alt="hgufdyuu" width="59" height="88" /></a></p>
<p>e-kitap</p>
<p>UZAYAN YOLCULUK</p>
<p>Hayatı seviyorlardı, yaşatmak için öldüler! 116 insan, 116 can&#8230; &#8221;Hapishanelerde 116 insan öldü duydunuz mu?&#8221; denildi. Duymazdan gelindi. Ama duyan duydu, gören gördü, bilen bildi; çocuklarımızın daha iyi yaşaması için, halklarımızın ve ülkemizin özgür ve mutlu geleceği için ölümü gülerek kucaklayan 116 halk kahramanını. &#8216;Kahramanlar ölmez, halk yenilmez&#8221; şiarını haykıran büyük aileyi ve onu besleyen büyük ummanı Bilgesu gözlemledi, canında duydu, canı acıdı ve yazdı. &#8221;Kabahat SAMUR KÜRK oldu, giyen bulundu.&#8221; Bizimkiler&#8230; Gecenin en<span id="more-1450"></span> koyu karanlığında, yıldızlar akar boydan boya gökyüzünü yararak. Bir ışık gelgiti evreni hep canlı tutar gece boyu&#8230; Hareket ve canlılık, yeni yaşam&#8230; Ölüm yok&#8230; Emperyalist zulmün dünya ölçeğinde ağdığı uç nokta olan kuşatma, tecrit ve imha hareketi, ülkemizde F tipi hapishane dayatması ve zulmü olarak çöktü üzerimize. Sağır, dilsiz, bakar-kör ve duyarsız&#8230; Faşizmin bu ağır koşullarında, çeşitli karşı koyuş biçimleriyle birlikte yoğunlaştırılmış yüksek tipte bir direniş ve mücadele aracı ve bir yöntem olarak ölüm orucu ve feda eylemlerine başvuruldu. Devrimci iradenin, devrimci kararlılığın ve devrimci yaşam biçiminin bir nişanesi, bir destanı olarak hayatın imbiğinden süzülüp gelen &#8221;SAMUR KÜRK&#8221; oyun-romanında Bilgesu, hepimizi iliklerimize kadar sarsıyor. Kütleşen duygu ve duyarlılığımızı bilince çıkarıyor. Her şeyleriyle bizim olan, her biri oğlumuz-kızımız, eşimiz-kardeşimiz, anamız-babamız, yoldaşımız olan ve hapishanelerde ölümsüzleşen 116 halk kahramanının anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ee;"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/bilgesuerenus_samurkurk.zip">e-kitap  download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></span></span></p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 236px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">kitabı download etmek icin tıklayınız&#8230;</div>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 443, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/" title="Shakespeare, Macbeth (Temmuz 23, 2009)">Shakespeare, Macbeth</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/" title="Samuel Beckett, Godot’u Beklerken (Şubat 9, 2009)">Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/" title="Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre (Mart 7, 2009)">Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/" title="N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü (Şubat 2, 2009)">N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/10/bilgesu-erenus-samur-kurk-uzayan-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Shakespeare, Macbeth</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 11:51:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Macbeth]]></category>
		<category><![CDATA[Shakespeare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1307</guid>
		<description><![CDATA[
 e-kitap
Ne olacağı belli değildi. Sarılıp, birbirinin kımıldamasını önleyen, iki bitkin yüzücü gibiydiler. Acımasız Macdonwald, tam isyancı olacak bir adam, dünyada ne kadar kötülük varsa hepsi onda, batı adalarından yaya atlı pek çok asker toplamış. Talih de, asinin kahpesiymiş gibi davranıp, onun ilençlenesi kavgasına güler yüz gösteriyordu. Ama bütün bunlar yetmedi. Çünkü kahraman Macbeth, bu niteleme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href=" http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/"><img class="alignright size-medium wp-image-1308" title="09076785" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/07/09076785.jpg" alt="" width="90" height="134" /></a></p>
<h3 style="font-size: 1.17em;"><span style="font-weight: normal;"> e-kitap</span></h3>
<p>Ne olacağı belli değildi. Sarılıp, birbirinin kımıldamasını önleyen, iki bitkin yüzücü gibiydiler. Acımasız Macdonwald, tam isyancı olacak bir adam, dünyada ne kadar kötülük varsa hepsi onda, batı adalarından yaya atlı pek çok asker toplamış. Talih de, asinin kahpesiymiş gibi davranıp, onun ilençlenesi kavgasına güler yüz gösteriyordu. Ama bütün bunlar yetmedi. Çünkü kahraman Macbeth, bu niteleme onun hakkıdır doğrusu, talihe aldırmadı; O, yiğitliğin gözdesi, adam öldürmekten kan tüten kılıcını çevreye savurarak yolunu açtı, o köle herifle yüz yüze gelinceye kadar. Karşılaşınca da selamlaşmaya fırsat bırakmadan onu göbeğinden çenesine kadar ikiye ayırdı. Sonra da kafasını mazgallarımızın üzerine dikti.<span id="more-1307"></span></p>
<p><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/Macbeth.rar">e-kitap&#8217;ı download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 782, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/08/tolstoy-haci-murat/" title="Tolstoy, Hacı Murat (Ağustos 31, 2009)">Tolstoy, Hacı Murat</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/" title="Samuel Beckett, Godot’u Beklerken (Şubat 9, 2009)">Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/" title="Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre (Mart 7, 2009)">Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/" title="N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü (Şubat 2, 2009)">N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bernard Show, Sezar ve Kleopatra</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/bernard-show-sezar-ve-kleopatra/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/bernard-show-sezar-ve-kleopatra/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 10:57:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Show]]></category>
		<category><![CDATA[Sezar ve Kleopatra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1185</guid>
		<description><![CDATA[
 e-kitap
Okuyup yazmayı, toplayıp çıkarmayı, çarpım tablosunu dadısından öğrenmişti. Okula gittiği ilk gün kendisine bölmeyi öğrettiler. Orada öğrendiği tek şeyin bölme olduğuna ant içiyor. Evde herkes müzikle uğraşırdı. Babası trombon çalar, ablası Lucy opera aryaları söyler, kendisi ses alıştırmaları yapardı. Ama müziğe en fazla düşkün olan annesiydi. Nefis bir mezzosoprano sesi vardı. Bu merakını sonunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; "><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/bernard-show-s…r-ve-kleopatra/"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-1186" title="1c21309d8c814d00" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/04/1c21309d8c814d00.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a></p>
<h3 style="font-size: 1.17em;"><span style="font-weight: normal;"> e-kitap</span></h3>
<p style="text-align: justify; ">Okuyup yazmayı, toplayıp çıkarmayı, çarpım tablosunu dadısından öğrenmişti. Okula gittiği ilk gün kendisine bölmeyi öğrettiler. Orada öğrendiği tek şeyin bölme olduğuna ant içiyor. Evde herkes müzikle uğraşırdı. Babası trombon çalar, ablası Lucy opera aryaları söyler, kendisi ses alıştırmaları yapardı. Ama müziğe en fazla düşkün olan annesiydi. Nefis bir mezzosoprano sesi vardı. Bu merakını sonunda müzik öğretmeniyle kaçacak kadar ileri götürdü. George Vandaleur Lee sevdiği kadının çocuklarına kol kanat gerdi. Özellikle Shaw&#8217;un yetişmesine yardımcı oldu. Yazar ergenlik çağındayken birçok saatini müzelerde geçirirdi. İncil&#8217;e yüzde yüz inanmasa da Michelangelo, Raffaello ve Leonardo da Vinci&#8217;ye inancı<span id="more-1185"></span> tamdı. Handel, Mozart, Beethoven ulu kişilerdi gözünde. Shelley, Dickens, Mary Woolstancraft, Samuel Butler&#8217;ın yapıtlarını ezbere bilirdi. Okulu bir çeşit tutukevi sayıyordu. Orada bir çocuğun kişiliğini yoğurmak gibi aptalca işlere kalkışılıyordu. Bir çocuğun kişiliğini yönlendirmeye kimsenin hakkı yoktu. Bir okul kitabına &#8220;Jan Dark&#8221; (Saint Joan) oyunundan bir bölüm<br />
almak isteyenlere şu karşılığı vermişti: &#8220;Kim benim oyunlarımı okullarda zorla okutur, benden de Shakespeare&#8217;den nefret edildiği kadar nefret edilmesine neden olursa, Allahından bulsun! Benim oyunlarım işkence aracı olmak için yazılmamıştır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify; "><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/BERNARDSHAW_SezarveKleopatra.zip">kitabı download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 459, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/" title="Shakespeare, Macbeth (Temmuz 23, 2009)">Shakespeare, Macbeth</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/" title="Samuel Beckett, Godot’u Beklerken (Şubat 9, 2009)">Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/" title="Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre (Mart 7, 2009)">Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/" title="N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü (Şubat 2, 2009)">N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/bernard-show-sezar-ve-kleopatra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anton Çehov, Vişne Bahçesi</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/anton-cehov-visne-bahcesi/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/anton-cehov-visne-bahcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 09:34:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Anton Çehov]]></category>
		<category><![CDATA[Vişne Bahçesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1177</guid>
		<description><![CDATA[e-kitap
&#8220;Her şey basit olmalıdır&#8230; Tümüyle basit&#8230; Teatral olmamaktır esas olan..&#8221;
A. Çehov
Biyografik Notlar: Anton Çehov 1860 yılında Rusya&#8217;nın bir taşra kenti olan Taganrog&#8217;da doğdu. Babası bakkaldı. Çocukluk ve ilk gençlik yıllan taşra Rusyası&#8217;nın tekdüze, sıkıcı ortamında geçti. Sert mizaçlı fakat sanata düşkün bir adam olan babasının isteğiyle iki ağabeyisiyle birlikte pazar günleri kilise çocuk korosunda ilahiler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 15px;">e-kitap</span></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<strong>Her şey basit olmalıdır&#8230; Tümüyle basit&#8230; Teatral olmamaktır esas olan</strong>..&#8221;<br />
A. Çehov</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/anton-cehov-visne-bahcesi/"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-1178" title="visnebahcesi51984" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/04/visnebahcesi51984.jpg" alt="" width="101" height="131" /></a>Biyografik Notlar: Anton Çehov 1860 yılında Rusya&#8217;nın bir taşra kenti olan Taganrog&#8217;da doğdu. Babası bakkaldı. Çocukluk ve ilk gençlik yıllan taşra Rusyası&#8217;nın tekdüze, sıkıcı ortamında geçti. Sert mizaçlı fakat sanata düşkün bir adam olan babasının isteğiyle iki ağabeyisiyle birlikte pazar günleri kilise çocuk korosunda ilahiler söylemesi sanatla ilk tanışıklığı sayılabilir. Ortaöğrenim döneminde okul gazetesinde yazılan yayımlanıyordu. Babasız adını taşıyan bir de oyun yazdı bu sırada. Ailesi ekonomik nedenlerle Moskova&#8217;ya taşındıktan sonra da öğrenimini sürdürmek için daha bir süre tek başına Taganrog&#8217;da yaşadı, 1879 yılında liseyi bitirdi ve Moskova&#8217;ya ailesinin yanına giderek Moskova Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;ne<span id="more-1177"></span> yazıldı. Bir mağazada küçük bir iş bulan babasının kazancı ailenin geçimine yetmiyordu. Anton Çehov sırf ailesinin geçimine katkıda bulunabilmek amacıyla haftalık bir mizah dergisinde yayımlanan skeçler, kısa hikâyeler yazdı bu dönemde ve oldukça başarı kazandı. Ancak geleceğin büyük yazarının yazarlık işini bir meslek olarak ciddiye alması çok daha sonradır. Tıp Fakültesini bitirdikten sonra da hekimliği birincil meslek saymış, yazarlığım uzun süre ikincil bir iş olarak düşünmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/VisneBahcesi_AntonCehov.zip">kitabı download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 568, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/" title="Shakespeare, Macbeth (Temmuz 23, 2009)">Shakespeare, Macbeth</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/" title="Samuel Beckett, Godot’u Beklerken (Şubat 9, 2009)">Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/" title="Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre (Mart 7, 2009)">Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/" title="N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü (Şubat 2, 2009)">N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/04/anton-cehov-visne-bahcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 04:55:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Nâmık Kemal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1107</guid>
		<description><![CDATA[
 e-kitap
Nâmık Kemal, 1865&#8242;te Yeni Osmanlılar Cemiyeti&#8217;ne&#8221; katıldı. Cemiyet üyelerinin Meşrûtiyet istekleri, meşrutî yönetim kurulursa ülkenin geri kalmışlıktan kurtulacağı yolundaki beklentileri gerçekleşmedi. Nâmık Kemal&#8217;in Muhbifde yayımlanan &#8220;Şark Meselesi&#8221; başlıklı makalesi üzerine basın üzerinde şiddetli bir sansür uygulaması yürürlüğe kondu; Cemiyet&#8217;in varlığını öğrenen hükümet, Muhbir başyazarı Ali Suâvi&#8217;yi Kastamonu&#8217;ya, Nâmık Kemal&#8217;i Erzurum vali yardımcılığına, Ziya Paşa&#8217;yı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-1108" title="215453621" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/03/215453621.jpg" alt="" width="85" height="123" /></a></p>
<h3 style="font-size: 1.17em;"><span style="font-weight: normal;"> e-kitap</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Nâmık Kemal, 1865&#8242;te Yeni Osmanlılar Cemiyeti&#8217;ne&#8221; katıldı. Cemiyet üyelerinin Meşrûtiyet istekleri, meşrutî yönetim kurulursa ülkenin geri kalmışlıktan kurtulacağı yolundaki beklentileri gerçekleşmedi. Nâmık Kemal&#8217;in Muhbifde yayımlanan &#8220;Şark Meselesi&#8221; başlıklı makalesi üzerine basın üzerinde şiddetli bir sansür uygulaması yürürlüğe kondu; Cemiyet&#8217;in varlığını öğrenen hükümet, Muhbir başyazarı Ali Suâvi&#8217;yi Kastamonu&#8217;ya, Nâmık Kemal&#8217;i Erzurum vali yardımcılığına, Ziya Paşa&#8217;yı Kıbrıs mutasarrıflığına sürgün olarak gönderdi.<br />
Sürgünler görev yerlerine gitmeyerek, Paris&#8217;te bulunan Mustafa Fâzıl Paşa&#8217;nm çağrısı ve Fransız elçiliğinin de yardımıyla, 1867&#8242;de Paris&#8217;e kaçtılar ve Muhbir&#8217;i burada çıkarmaya başladılar. Sürgünler bu kentte<span id="more-1107"></span> ancak bir ay kalabildi; III. Napolyon&#8217;un düzenlediği Uluslararası Barış Fuan&#8217;nı Padişah Abdülaziz&#8217;in ziyareti nedeniyle, Fransız hükümeti Nâmık Kemal ve arkadaşlarından ülkeyi terk etmelerini isteyince, İngiltere&#8217;ye geçtiler. Nâmık Kemal, Ziya Paşa ile birlikte, M. Fâzıl Paşa&#8217;nın parasal desteğiyle, 1868&#8242;de Londra&#8217;da Hürriyet gazetesini çıkararak, siyasal düşüncelerini yaymayı sürdürdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/vatanyahutsilistre.zip">kitabı download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 420, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/" title="Shakespeare, Macbeth (Temmuz 23, 2009)">Shakespeare, Macbeth</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/" title="Samuel Beckett, Godot’u Beklerken (Şubat 9, 2009)">Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/" title="N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü (Şubat 2, 2009)">N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/lessing-yahudiler/" title="Lessing, Yahudiler (Kasım 18, 2008)">Lessing, Yahudiler</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 05:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Atay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[
e-kitap
Oğuz Atay ismi, ilk romanı &#8220;Tutunamayanlar&#8221; ile birlikte anılır. Oysa, ikinci romanı &#8220;Tehlikeli Oyunlar&#8221;, hem biçim hem de ele aldığı temalar açısından &#8220;Tutunamayanlar&#8221;dan hiç de aşağı değildir. Üstelik, ilkinin birçok okuyucuya dağınık gelen olay örgüsü yerine, ikincisinde daha derli toplu bir anlatımı seçmişti yazar, ama bir tür okuyucu için 80&#8242;li yıllarda neredeyse külte dönüşen &#8220;Tutunamayanlar&#8221;ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-1048" title="atay2314234" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/02/atay2314234.jpg" alt="" width="86" height="130" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">e-kitap</p>
<p style="text-align: justify;">Oğuz Atay ismi, ilk romanı &#8220;Tutunamayanlar&#8221; ile birlikte anılır. Oysa, ikinci romanı &#8220;Tehlikeli Oyunlar&#8221;, hem biçim hem de ele aldığı temalar açısından &#8220;Tutunamayanlar&#8221;dan hiç de aşağı değildir. Üstelik, ilkinin birçok okuyucuya dağınık gelen olay örgüsü yerine, ikincisinde daha derli toplu bir anlatımı seçmişti yazar, ama bir tür okuyucu için 80&#8242;li yıllarda neredeyse külte dönüşen &#8220;Tutunamayanlar&#8221;ın yanında sönük kalmaktan kurtulamadı &#8220;Tehlikeli Oyunlar&#8221;. Yaşamı ve küçük burjuva aydını alaya almaktan hoşlanan Atay, kitaplarının dönemsel ve eşitsiz ünlenişini görseydi herhalde çok eğlenirdi. 71-75 yılları arasında yayınlanan, ama pek ilg<span id="more-1047"></span>i görmeyen, 83&#8242;den sonraysa her entellektüelin -okumasa bile- kitaplığında bulunması zorunlu olan Oğuz Atay külliyatı, 90&#8242;lı yıllarda yine unutulanlar arşivine kaldırıldı. Elbette satış adetleri ile edebi değer arasında doğrudan bir ilişki yok, ve Oğuz Atay, Türk romanının en önemli yazarları arasında yerini çoktan aldı.<br />
1934 İnebolu doğumlu Atay, 1957&#8242;de İTÜ İnşaat mühendisliği bölümünü bitirdi. Bir yandan mesleğini sürdürüp İDMMA İnşaat mühendisliği bölümünde öğretim üyeliği yaparken, diğer yandan edebiyata olan ilgisini sürdürdü. İlk romanı &#8220;Tutunamayanlar&#8221; TDK ödülünü kazandı. İki yıllık bir aradan sonra yazılan &#8220;Tehlikeli Oyunlar&#8221;ı (1973), 1975 de yayınlanan &#8220;Korkuyu beklerken&#8221; adlı öykü kitabı izledi. Aynı yıl, biyografik nitelikli &#8220;Bir Bilim Adamı&#8217;nın Romanı&#8221;nı da tamamladı. Genç sayılabilecek bir yaşta, beyin rahatsızlığı sonucu 1977 yılında yitirdiğimiz Atay&#8217;ın &#8220;Oyunlarla Yaşayanlar&#8221; adlı tiyatro oyunu ölümünden sonra sahnelendi.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/atay_tehlikelioyunlar.zip">kitabı download etmek icin tıklayınız&#8230;</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 2037, bugün ise 3 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/voltaire-candide/" title="Voltaire, Candide (Aralık 2, 2008)">Voltaire, Candide</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt5/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt5 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt5</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt4/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt4 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt4</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt3/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt3 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt3</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt2/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt2 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt2</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2009 13:01:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Samuel Beckett]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=925</guid>
		<description><![CDATA[
e-kitap
KUYU&#8217;nun Sakinleri
7
Godot&#8217;u beklerken üzerine / Samuel Beckett
Onur Eyüboglu
Godot&#8217;u beklerken; Vladimir, Estragon&#8217;un sürekli devam eden bekleyislerinin, bir agaçtan ve taslıklardan olusan düz, ıssız bir mekanda, Godot&#8217;u beklemelerinin hikayesi. Godot gelmemekte, bir ulak vasıtasıyla da her gün bir gün sonra gelecegini söylemektedir; görünüse bakılırsa Vladamir ve Estragon&#8217;un beklemesi bosunadır; ama bir yandan da Godot&#8217;un gelmeyecegine dair bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-thumbnail wp-image-926" title="godorbecket" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/02/godorbecket.jpg" alt="" width="92" height="126" /></p>
<p>e-kitap</p>
<p>KUYU&#8217;nun Sakinleri<br />
7<br />
Godot&#8217;u beklerken üzerine / Samuel Beckett<br />
Onur Eyüboglu<br />
Godot&#8217;u beklerken; Vladimir, Estragon&#8217;un sürekli devam eden bekleyislerinin, bir agaçtan ve taslıklardan olusan düz, ıssız bir mekanda, Godot&#8217;u beklemelerinin hikayesi. Godot gelmemekte, bir ulak vasıtasıyla da her gün bir gün sonra gelecegini söylemektedir; görünüse bakılırsa Vladamir ve Estragon&#8217;un beklemesi bosunadır; ama bir yandan da Godot&#8217;un gelmeyecegine dair bir izde yoktur<span id="more-925"></span><br />
Estragon, unutkan biridir, Godot&#8217;u beklediklerini, dün ne yaptıgını unutur, bu sayede dünde, ondan önceki günde Godot&#8217;u beklediginin farkında degildir ve hergün ilk günüymüs gibi Godot&#8217;u bekler. Sürekli mekandan ayrılmak ister ama arkadasının uyarısıyla Godot&#8217;u bekledigini tekrar hatırlayınca vazgeçer. Sembolik olarak, daha az farkındalıga sahip, daha az akıllı, daha rahat insanlara bir göndermedir. Uyuyakalır, rüyasında mutlu olabilir. Vladimir ise daha akıllı, bilinçli ama durusu, durumu, eylemleri Estragon&#8217;dan pekte farklı olmayan biridir. Daha fazla farkında olmak bes para etmiyordur. Her ikisi, ve onlara ugrayan bir hizmetçi ve efendisi de; batmıs, varolusu anlamsızlık olarak bilincine almıs, yenilmis bireylerdir. Sözcükler olarak bu yenilgiyi dillendirmeseler de, içinde bulundukları konum yenilginin ta kendisidir. Belki de en büyük yenilgileri, zaman, mekan algısından ve tanrıdan koparılmıs olmaları. Geçmeyen zaman, aniden gelen geceler, sürekli aynı yerde bekleyen insanlar ve bir çiflikte yasayan, bir türlü gelmeyen<br />
God(ot).<br />
Oyun genel olarak bakılcak olursa küçük, tersi ispat edilemez mantık parçacıklarından olusuyor. Bir bütünlük, mantık parçalarının bizleri götürdügü bir yer yok tabi ki. Çünkü Beckett&#8217;a göre öyle bir yer yok.<br />
Bir ateisttir Beckett, ama Camus gibi Tanrısız bir evrende insanı yüceltecek bir yasam biçimi seçmez. Beckett&#8217;ın kisileri, Tanrısızlıkta, karar vermeden beklerler. Bu durus bana kalırsa, tanrısızlık içinde en tutarlı durusdur. Beklemek. God(ot)&#8217;u beklemek. Beckett, bir yandan tanrısızlıkta ve tanrısızlıgın olusturdugu bütün anlamlarını yitirmis dünyada bekleme halini anlatırken, bir yandan da bunun tam tersi olarak kuralları olan bir yapıyla karsımıza çıkıyor; iki perdelik bir tiyatro oyunu.<br />
Beckett, &#8220;Molloy, Malone Ölüyor ve adlandırılamayan&#8221; üçlemesinde, karakter önce vücutsal olarak eksiltilir ve kavanozda yasayan ‘adlandırılamayan&#8217;a dönüsür, bir yandan da dil de eksiltiliyordur.<br />
Kısa cümlelerle baslayan bu eksiltme süreci, salt dogal seslere sonra da teybe kaydedilen<br />
mekaniklesmis insan seslerine dönüsür. Aslında bir sonraki adımı tahmin edebiliyoruz. Susmak. Beckett&#8217;ta bunun farkındadır, yoksa ‘Godot&#8217;u Beklerken&#8217; de her üç bes diyalogta bir uzun-kısa sususlar koymazdı. Tabi oyunlarının, romanlarının en basından beri bu son noktanın farkında olan Beckett tutarsızca davranmıs, susmak yerine, (görece) &#8220;saçma&#8221;lamayı tercih etmis, karakterlerini<br />
susturmaya baslamadan önce birkaç kelime konusturmak istemis. Her türlü alıskanlıgın acılarımızın susturuculugunu yaptıgını savunan birisi, yazma alıskanlıgına da bundan öte bir anlam ifade etmiyordur herhalde. Aldıgı nobel ödülü ödül törenine gelmemis olmasını da buna yorabiliriz. Peki onu üretime iten neydi? Bu nokta da Yelda Eroglu&#8217;nun saptaması bizi bir noktaya götürebilir. Sanat, (her hangi bir zanaat<br />
gibi), insanın ölümlü yazgısına avunma yollarından biri. Sanat sayesinde, bir zamanlar dünyada oldugunu ispatlayacak olan &#8220;sanatçı&#8221;; eserin izleyicileriyle birlikte ölümsüzlük sanısından payına düseni alacak, kısa süreli de olsa kendi varlıgına deger biçmesine yardımcı olacak. Yani Godot&#8217;yu<br />
beklerken, bir yar sevip, gözlerine dalıp, halini açmasını saglayacak. Tanrı, Tanrısızlık arası salt metafizik bir okuma oyunu sınırlandırıyor bir yandan. San Quentin cezaevinde hükümlere oynanan Godot&#8217;u beklerken&#8217;i, mahkumlar soluksuzca izlerler. (halbuki paristeki ilk gösterimde zor anlasılır bulunmustu oyun). Oyun sonunda mahkumlara Godot&#8217;un ne oldugu soruldugunda &#8220;dıs dünya&#8221;, &#8220;toplum&#8221; gibi yanıtlar alınır. Oyunun bir basarısı da bu noktada,<br />
metin yazarın kendi baglamından neredeyse tamamıyle kopmus oldugundan, özdeslesmeye çok müsait. Ayrıca bu bana kalırsa, varolussal sorunlarımızın çözümü ya da bu sorunların farkına varılmasının, alınan egitim, ögretimle bir iliskisi olmadıgının örnegi. Yazılan metin, (Godot&#8217;yu beklerken&#8217;i okumakta dahil) topyekün bir anlamsızlıgı savunurken, ben ‘Godot&#8217;yu beklerken&#8217;i&#8221; mutlaka okuyun diye ortalıkta dolasmayacagım. Takılın.</p>
<p><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/backett_godotyubeklerken.zip">kitabı download etmek icin tıklayınız….</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1090, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/" title="Shakespeare, Macbeth (Temmuz 23, 2009)">Shakespeare, Macbeth</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/03/namik-kemal-vatan-yahut-silistre/" title="Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre (Mart 7, 2009)">Nâmık Kemal, Vatan Yahut Silistre</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/" title="N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü (Şubat 2, 2009)">N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/lessing-yahudiler/" title="Lessing, Yahudiler (Kasım 18, 2008)">Lessing, Yahudiler</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>N. Hikmet Ran, Benerci Kendini Niye Öldürdü</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2009 01:48:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[N. Hikmet Ran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=908</guid>
		<description><![CDATA[Nazım Hikmet&#8217;in çok güç koşullarda korunmuş, elden ele geçmiş, bazıları sağlığında basılamamış, bazıları özen gösterilmeden basılmış olan yapıtları, bu işe gönül vermiş eleştirmenlerin çabalarıyla, içerde ve dışarda, yıllardır derlenip toparlanmaya çalışılmış, ama çeşitli nedenlerden kaynaklanan yanlışların, karışıklıkların, tutarsızlıkların bir türlü önü alınamamıştır. Şimdi Adam Yayınları size Nazım Hikmet&#8217;in yepyeni bir toplu yapıtlar derlemesini sunuyor. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-thumbnail wp-image-909" title="02_nazim_siir02" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2009/02/02_nazim_siir02-100x150.jpg" alt="" width="100" height="150" />Nazım Hikmet&#8217;in çok güç koşullarda korunmuş, elden ele geçmiş, bazıları sağlığında basılamamış, bazıları özen gösterilmeden basılmış olan yapıtları, bu işe gönül vermiş eleştirmenlerin çabalarıyla, içerde ve dışarda, yıllardır derlenip toparlanmaya çalışılmış, ama çeşitli nedenlerden kaynaklanan yanlışların, karışıklıkların, tutarsızlıkların bir türlü önü alınamamıştır. Şimdi Adam Yayınları size Nazım Hikmet&#8217;in yepyeni bir toplu yapıtlar derlemesini sunuyor. Bu yolda daha önce yapılan bütün olumlu çalışmalar, Nazım Hikmet&#8217;in kitaplarının ilk basımları, arkasında bıraktığı müsveddeler &#8211; mekanik yaklaşımlara düşmeden, durumlara, türlere göre ayrı değerlendirmelere gidilerek &#8211; büyük bir özen ve duyarlıkla yeniden gözden geçirilmiş, konunun uzmanı eleştirmenlerin özverili katkıları ve ortak çabalarıyla,<span id="more-908"></span> sanatçının özellikleri, kendine özgü kullanımları gölgelenmeden, yanlışların düzeltilmesi, karışıklıkların, tutarsızlıkların giderilmesi sağlanmıştır.</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/benercikendininiyeoldurdu.zip">kitabı download etmek icin tıklayınız….</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 594, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/07/shakespeare-macbeth/" title="Shakespeare, Macbeth (Temmuz 23, 2009)">Shakespeare, Macbeth</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/sapho-siirler/" title="Sapho, Şiirler (Şubat 24, 2009)">Sapho, Şiirler</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/samuel-beckett-godot%e2%80%99u-beklerken/" title="Samuel Beckett, Godot’u Beklerken (Şubat 9, 2009)">Samuel Beckett, Godot’u Beklerken</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar/" title="Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar (Şubat 26, 2009)">Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar</a> (6)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/o-veli-butun-siirler/" title="O. Veli, Bütün Şiirler (Kasım 19, 2008)">O. Veli, Bütün Şiirler</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2009/02/n-hikmet-ran-benerci-kendini-niye-oldurdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lessing, Yahudiler</title>
		<link>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/lessing-yahudiler/</link>
		<comments>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/lessing-yahudiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 21:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Klasikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Lessing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/?p=355</guid>
		<description><![CDATA[Lessing&#8217;in tek perdelik oyunu Yahudiler bir gençlik yapıtı. 1749 yılında yazıldı. 1754 yılında ilk kez, Berlin&#8217;de  çıkan yapıtlarının 4. cildinde yayınlandı. Ancak 13 Eylül 1775 günü Frankfurt&#8217;ta dünyada ilk kez sahneye çıktı. Bu  oyunda Lessing, Baron gibi varlıklı ve eğitimli bir kisinin bile, düsüncesinin önyargıda donmusluğunu konu eder.  Oyun süreci içinde bu donmusluğu çözer. Dolayısıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-thumbnail wp-image-356" title="180px-gotthold_ephraim_lessing_kunstsammlung_uni_leipzig" src="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/wp-content/uploads/2008/11/180px-gotthold_ephraim_lessing_kunstsammlung_uni_leipzig-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" />Lessing&#8217;in tek perdelik oyunu Yahudiler bir gençlik yapıtı. 1749 yılında yazıldı. 1754 yılında ilk kez, Berlin&#8217;de  çıkan yapıtlarının 4. cildinde yayınlandı. Ancak 13 Eylül 1775 günü Frankfurt&#8217;ta dünyada ilk kez sahneye çıktı. Bu  oyunda Lessing, Baron gibi varlıklı ve eğitimli bir kisinin bile, düsüncesinin önyargıda donmusluğunu konu eder.  Oyun süreci içinde bu donmusluğu çözer. Dolayısıyla us ve mantıkla, özellikle iyi yetismis, eğitimli bir kisinin  önyargılarından kurtulabileceğini gösterir. Erdem ve aydınlık, önyargının katılığını aşar.<span id="more-355"></span></p>
<p><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/getbook/lessing-yahudiler.zip">download etmek icin tıklayınız….</a></p>
<p><!--more--></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 336, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>

	<br><h4>Belki şu kitaplar da ilginizi çeker:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/a-nikolayevic-ostrovki-bu-hesapta-yoktu/" title="A. Nikolayeviç Ostrovski, Bu Hesapta Yoktu (Kasım 15, 2008)">A. Nikolayeviç Ostrovski, Bu Hesapta Yoktu</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/voltaire-candide/" title="Voltaire, Candide (Aralık 2, 2008)">Voltaire, Candide</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt5/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt5 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt5</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt4/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt4 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt4</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/12/victor-hugo-sefiller-cilt3/" title="Victor Hugo, Sefiller cilt3 (Aralık 11, 2008)">Victor Hugo, Sefiller cilt3</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iskenderiyekutuphanesi.com/2008/11/lessing-yahudiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
